Heybeli'de bir Pazar....

Uzun zamandır bloga yazmıyorduk. Yazmıyorduk diyorum çünkü zaten blog yazılarımızın hemen hemen tamamını eşim yazıyordu. O da uzun zamandır bloga yazı eklememişti.

Bu da benim ilk blog yazım olsun. Blogun ana temasını incelediğinizde yazıların hemen hemen tamamının kızımız üzerine olduğu fark etmiş olacaksınız.

Hayatımızın merkezine oturan bıcırıkla gerçekleştirdiğimiz bir pazar kaçamağının hikayesidir bu. Annemiz pazar günü nöbetçi olduğundan bu yazıda maalesef annemiz yer almayacak.

30 Nisan Pazar, AÖF sınavları var ve benim her iki oturumda da sınavım var. Merak edenler için söyleyeyim pek iç açıcı sonuçlar beklemiyorum. :)

Saat 15.00 gibi sınav işleri bitti.

Saat 16.00'da Kartal'dan Adalara giden motorlara bindik. Günlerden Pazar olduğu için sahile yakın araç park etmek biraz problem olsa da saat 16'daki motora yetişmiş olduk.

Heybeliada Motor Yolculuğumuz. Hava biraz serin olduğu için içeride oturmayı tercih ettik. 

Yolculuğun sonuna doğru artık dayanamadık ve üst açık güvertedeyiz.

Heybeli Ada gezinti için hele de çocuklu aileler için daha bir güzel oluyor. Büyükada'ya göre daha sakin, bisiklet gezintisi yapacaksanız yolları daha az eğimli. Bir de Kartal'dan gidiyorsanız dönüş yolculuğu önce Heybeli Ada'dan başlıyor sonrasında Büyükada ve Kartal şeklinde devam ediyor. Büyükada'dan binen yolcuların yarısının ayakta kaldığını söylemem gerek. Pazar günü yoğunluğu.

Heybeli Ada'ya indikten sonra önce 1 şişe su ve simit aldık. Sonraki fotoğraflarda baharın elinde bol bol göreceğiniz poşet simit poşetimiz. 

Bisikletçilerin yolunu tuttuk... Ben aslında bisikletin arka kısmında yer alan çocuk koltuğu olan bisikletlerden düşünmüştüm ama bulamadık. Olsun. Daha sonra bir bisikletçi arkadaş bize çekmeli çocuk bisikleti önerdi. Sonrasında da pişman olmadık. Hem daha güvenli. Siz düşseniz de çocuk bisikleti devrilmiyor. Sürüşü de pek keyifli. Kullanırken yol kenarlarına pek yaklaşmamanızı öneririm. Bisikletin yolun dışına çıkması olası.


Çekmeli Çocuk Bisikletimiz. Oldukça güvenli. Emniyet kemeri mevcut. Elinizde bulunan ufak tefek çantaları vs. bu sepete koyabilirsiniz. 

Yol üzerinde 500-600 metrede bir su satan çeşitli hediyelik eşyalar satan standlar mevcut. Bahar'ın başındaki çiçekli tacı bunlardan birinden aldık. Hem su tedarik ettik. Hem dinlenmiş olduk. 

Ada çevresi gezintisi böylesine römorklu bir bisikletle 1 saat 20 dakika sürüyor. Tabii ki siz yol üzerinde bulunan çeşitli tarihi mekanları da gezmek isterseniz biraz daha uzun sürebilir. Biz gezi yolundan pek çıkmamayı tercih ettik. 

Yol güzergahı adanın gezi yolu olduğundan faytonlara dikkat etmek gerekiyor. Gerçi onlar da size dikkat ediyorlar. 


Yol üzeri molalarımızdan biri. Mutluluğun resmi. ve Tabii ki simit poşetimiz. 

Çekmeli çocuk bisikletimiz.

Annemize Bahar'ın deyimiyle "Tistaaaan" yaptığımız fotoğraflardan biri.

Önemli bir hatırlatma. Heybeliada'da bisiklet turu yapacaksanız gezintiye adanın sağ kolu üzerinden başlayın. Tersi istikametten gezintiye başlarsanız pek çok yerde bisikletten inmek zorunda kalırsınız. Sağ kol üzerinde rampa eğimleri daha uzun ve daha az. Biraz yorulsanız da bisikletten inmek zorunda kalmıyorsunuz.

Çamlık Limanı harika bir yer. WC - Kafeterya, Çocuk oyun parkı mevcut. Ben burada bir çay molası verdim. Bahar da çocuk oyun parkında eğlendi. 




1 Saat 20 dakika sonra bisiklet turumuzu tamamlamış olduk. Şimdi sıra bir gezi klasiğimiz olan buzdolabı süsümüzü almaya geldi. 

Saat 16.00 motoru ile başlayan Heybeliada yolculuğumuzda saat 19.30 motoru ile dönüşe geçtik. Tabii ki acıktık.

Mc Donalds'tan hamburger mönümüz ve oyuncağımızı aldık.

Yorucu ve bir o kadar da eğlenceli olan gezimiz Mc Donalds'ta son buldu. :) 
Yeni gezilerde görüşmek üzere.





Yorumlar

Popüler Yayınlar